Günün Sözü:

Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, yanlışınız çok demektir.

Kodeks Kumanikus


Orijinal adı Codex Cumanicus.Türkiye Türkçe'sine Kıpçak Kitabı olarak geçmiş.Çoook eski bir kitap.Şu an eserin tek nüshası San Marko(St. Marcus) Kütüphanesi'nde saklanmakta.Toplam 162 sayfalık İtalyan-Alman karışımı bir yapıt.

İlk 110 sayfasına İtalyan Kodeksi deniliyor;sonraki 52 sayfaya ise Alman Kodeksi.İlk sayfasına yer alan tarih 11 Temmuz 1303.Kitabın son noktasıysa muhtemelen 1362 yılında konulmuş.Yine aynı yıl Petrarca adlı bir kitap koleksiyoncusu tarafından Venedik Cumhuriyeti'ne hediye edilmiş.Yıllarca Petrarca Kodeksi olarak anılan eserin ismindeki yanlışlığı G. Györffy adlı araştırmacı fark etmiştir.

Eserin İtalyanca Kodeks (İtalyan Kitabı) denen ilk 110 sayfalık bölümü Latin alfabesine göre dizilmiş 1560 sözcük içeren, Latince-Farsça-Kıpçakça sözlükle başlar. Ardından sözcüklerin anlamlarına göre öbeklere ayrıldığı 1220 sözcük içeren ikinci bir sözlük yer alır. Buradaki 2680 sözcükten 200'ünün Farsça ve Kıpçakça karşılıkları verilmemiştir.

Eserin Kıpçakça-Almanca sözlükle başlayan Almanca Codex (Alman Kitabı) denen ikinci bölümünde, Kıpçakça-Almanca ve Kıpçakça-Latince dizinler verilmiştir. Bu dizinlerde bazı sözcüklere örnek cümleler de mevcuttur. Ardından Kıpçakçaya çevrilmiş dualar, ilahiler, 47 Kıpçak bilmecesi ve Kıpçakça eklere ilişkin bazı dil bilgisi kuralları yer alır.Bu bölümde hıristiyan dinine ait ilahilerin yer alması dolayısıyla pek çok Türkolog bu eserin Alman Fransiskan mezhebine mensup misyonerler tarafından Kumanları (Kıpçak Türklerini) hıristiyanlaştırmak amacıyla düzenlenmiş bir eser olduğunu düşünmüştür. Bilhassa eserdeki dinî metinler üzerinde en çok çalışmış olan W. Bang bu tezi ortaya atmıştır.

Codex Cumanicus’un dil sahasına giren bölgeler arasında Volga (İdil) ırmağı boyları ile Karadeniz’in ve Kafkasların kuzeyinde yaşamakta olan Türk boyları yer alırken, Codex Cumanicus’un dili olan Kıpçak Türkçesinin yalnızca çeşitli Türk boylarının anladığı ortak bir değil, Karadeniz’in
kuzeyinde, Kırım’da ve Kafkaslar’ın kuzeyinde yaşamakta olan çeşitli kavim ve milletlerin de ortak anlaşma dili olduğu anlaşılmaktadır. 1404 yılında Kafkasya’da bulunan Avrupalı misyoner Johannes de Galonifontibus Kafkasya’da ve Karadeniz’in doğu kıyılarında yaşayan Yunan, Ermeni, Çerkes,
Got, Tat, Rus, Lezgi, Avar, Kazikumuk, Alan kabilelerinin hepsinin Türk-Tatar dilinde konuştuklarını yazmaktadır.

            17. yüzyılda Kafkasya’da bulunan Evliya Çelebi, seyahatnamesinin “Çerkes Vilayetleri” bölümünde, Çerkesler’in Türk-Tatar dilinde konuştuklarını belirtmektedir. Konuşmalara verilen örneklerden Çerkesler’in Kıpçak Türkçesini bildikleri anlaşılmaktadır. Değişik dillerde konuşan Kafkasya halkları arasında Kıpçak Türkçesinin ortak anlaşma dili olarak yaygın biçimde konuşulduğunun en mühim delili ise, 11 Mayıs 1918’de kurulan “Birleşik Kafkasya Cumhuriyeti”nin resmî dilinin Kumuk Türkçesi olarak kabul edilmesidir.

            Şimdiye kadar çeşitli Türkologlar tarafından Codex Cumanicus’taki dil malzemesi ile Kazan Tatarcası ve Karaimce’deki önemli benzerlikler üzerinde durulmuştur. Annemarie von Gabain Codex Cumanicus’un diliyle Kazan Tatarcası arasında önemli benzerlikler tespit etmiştir.

Daha ayrıntılı bilgi elde etmek için aşağıdaki sayfaları ziyaret ediniz.


Resmi daha büyük görmek için buraya tıklayınız.


BlogmaBlogcuk hizmetidir.Kaynak göstermeden kopyalamayınız.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder